Haber 16

Dünya Hayatı Aldatıcıdır

DÜNYA HAYATI ALDATICIDIR  


 


  Hak DostuYunus Emre; “mal sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi; mal da yalan mülk de yalan, var biraz da sen oyalan” sözleri ile gerçekten de dünyanın  ne kadar kısa ve acımasız olduğunu, boşuna oyalanmamak için ona karşı nasıl bir tavır takınmamız gerektiğini çok güzel bir şekilde herkesin anlayabileceği bir şekilde dile getirmiştir…


Dile getirmiş getirmesine ama maalesef  insanlar gene de bildiklerinden şaşmadan,nefislerinin isteklerine göre hareket etmeye devam etmekte, sanki dünya geçici değil de ebedi yurtmuş gibi davranmakta ve dünyaya bağlanmaktadırlar.


   Hergün birçok olumsuzlukla çalkalanan dünyanın ve bizi en fazla ilgilendiren güzel ülkemin halkının en çok özlemini çektiği şey mutluluk olsa gerek. . Yıllarca önce kaybettiğimiz o mutluluk. Mutluluk; aramakla bulunabilecek elle tutulabilecek  somut bir nesne  değildir halbuki . Herkese göre farklı şekillenebilen,aynen su gibi girdiği kalıbın inancına ve seviyesine göre şekil alabilen seven gönüllerde bulunan ve verildikçe artan  ve yine herkesin farklı tarifini yaptığı bir şeydir.


  Dünyaya sarıldıkça sonun gelmez zevk ve ihtiraslar içerisinde sevgi ve mutsuzluklar artacaktır. İnsanlar sadece nefisleri için yaşamaya başlayacaklar ve şeytanın kölesi olacaklardır.Bunun için  büyüklerimiz “Dünya malı tuzlu su  içmeye benzer,içtikçe susuzluk artacaktır”diyerek ne kadar doğru bir teşhis koymuşlardır.


Ünlü şair ve edip Yusuf Has Hacip de dünya için şöyle söylemiştir;


“Bu kocakarı dünya vefasız ve dönektir. Bir bakarsın süslenmiş peşinden geliyor gibidir, bir de bakarsın görmezlikten gelir, yüz çevirir, nâz û tegafül eyler. Bu dünya malının dine karşı kini vardır; dünya malı elde edilince din ihmal edilir, iyi bak!.. “


 


Kur’ân-ı Kerim, geçici dünya hayatını şöyle tarif ediyor:


57/HADÎD-20: İ’lemû ennemel hayâtud dunyâ leibun ve lehvun ve zînetun ve tefâhurun beynekum ve tekâsurun fîl emvâli vel evlâd(evlâdi), ke meseli gaysin a’cebel kuffâre nebâtuhu summe yehîcu fe terâhu musferren summe yekûnu hutâmâ(hutâmen), ve fîl âhıreti azâbun şedîdun ve magfiretun minallâhi ve rıdvân(rıdvânun), ve mel hayâtud dunyâ illâ metâul gurûr(gurûri).


Dünya hayatının oyun, eğlence ve bir süs olduğun bilin, aranızda bir övünme ve mal ve evlât çokluğudur. (Dünya hayatı), yağmurun bitirdiği, ekincinin hoşuna giden ekin gibidir. Bir süre sonra kurur, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da o çöp olur. Ahirette şiddetli azap, Allah’tan mağfiret ve Allah’ın rızası vardır. Ve dünya hayatı aldatıcı metadan başka bir şey değildir.


 


Yine ünlü şair Yusuf ölümle ilgili olarak söyle söylüyor; “Bu dünya tarladır; iyilik ekersen iyilik, kötülük ekersen kötülük biçersin. Heva ve nefis sana düşmandır; imkân bulursa senden intikamını alır. Heva ve nefis canlanırsa gönül ölür, gönül ölürse ibadetler terk edilir. Baht ve mutluluğun sarhoş ettiği kimse bir daha ayılamaz; ölüm yakalayıncaya kadar uyanmaz. Elini uzatıp gökteki yıldızları tutsan ve başın göğe değse, yine de sonunda yere gireceksin. Muhakkak ki, yatacağın asıl yer mezardır; orayı iyiliklerle süsle.”


Dinle ey gönlü gönlüme uyan!..



Yüce Rabbimiz de, ölümü ve hayatı insanları imtihan etmek için yarattığını şöyle ifade ediyor:


67/MULK-2: Ellezî halakal mevte vel hayâte li yebluvekum eyyukum ahsenu amelâ(amelen), ve huvel azî zul gafûr(gafûru).


Sizin hanginizin en güzel ameli yapacağını” imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. Ve O; Aziz’dir, Gafûr’dur.


 


 Dünya hayatında imtihanın şiddeti; imtihan olunan kişinin kendine yakın ve sevgili kılınan şeylerle imtihan edilmesinden kaynaklanmaktadır. Ancak buradaki dengeyi kurabilmek ve aldananlardan olmamak içinde bize ciddi uyarılar yapılmaktadır:


 8/ENFÂL-28: Va’lemû ennemâ emvâlukum ve evlâdukum fitnetun ve ennallâhe indehû ecrun azîm(azîmun).


Ve biliniz ki; çocuklarınız ve mallarınız, sizin için sadece bir fitne (imtihan)dır. Ve Allah ki; O’nun katında, (muhakkak) azîm bir ecir (bedel, ücret) vardır.


 


Dünya hayatı kendine has dengeler ve düzen içerisinde devam ederken ölçüyü kaçırdığımız taktirde ziyana uğramamamız için yüce Allah biz kullarını bakınız ne güzel uyarmaktadır;


63/MUNÂFİKÛN-9: Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tulhikum emvâlukum ve lâ evlâdukum an zikrillâh(zikrillâhi), ve men yef’al zâlike fe ulâike humul hâsirûn(hâsirûne).


Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Mallarınız ve evlâtlarınız sizi Allah’ın zikrinden alıkoymasın. Ve kim bunu yaparsa, o taktirde işte onlar, onlar hüsranda olanlardır.


 


Söz buraya kadar gelmişken, hemen herkesin sık sık aldanarak hataya düştüğü bir noktaya da değinelim. Davranışlarımız esnasında yaptığımız yada yapacağımız bir hata karşısında gönlümüzde mutlaka bir rahatsızlık duyarız ve içimizden bir ses yani ruhumuz,yaptığımız bu hareketin yanlış olduğunu adeta gönül kulağımıza seslenir…


 


Seslenir seslenmesine ama bir başka ses, bizi Allah’ın affının çok geniş olduğu noktasına meylettirerek, sanki işlediğimiz yanlışın tekrarına yada devamına zemin hazırlar…


İşte bu sesin şeytana ait bir ses olduğunu,bize kendi sessiz sesimizle seslendiğini yine Rabbimiz bize haber vererek bizi uyarmaktadır;


35/FÂTIR-5: Yâ eyyuhen nâsu inne va’dallâhi hakkun fe lâ tegurrennekumul hayâtud dunyâ, ve lâ yegurrennekum billâhil garûr(garûru).


Ey insanlar! Muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır. Öyleyse dünya hayatı sizi sakın aldatmasın. Aldatıcılar da sizi Allah ile (affına güvendirerek) aldatmasınlar.


 


Dünya hayatının geçici ve aldatıcı, asıl ve ebedi yurdun ahiret yurdu olduğunu bilmeyen yok gibi ama içimizdeki ses, (nefis ve şeytan) maalesef bir virüs gibi, bir mikrop gibi bünyemize sirayet ederek bizi hastalık sahibi yapmakta, hasta bünye de kolayca yanlışa düşmektedir.


 


Bünyemizi hastalıktan ve huzursuzluktan kurtarmak için mutlaka,zerreden küreye her şeyin sahibi olan Rabbimize yönelip; ona ulaşmayı dileyerek,nefis tezkiyesi  ile ruhumuzu, vechimizi,nefsimizi ve irademizi Allaha teslim edip gerçek bir Müslüman olmaktan başka çaremiz yoktur.Aksi taktirde aldananlardan oluruz. Vesselam…


 


 


Burhan AKSU


burhanaksu@yahoo.com

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ