Haber 16

Teravi Namazı var mı yok mu?

Bu Ramazan ayının gündemi teravih namazı oldu. Peygmaberimizin teravih kılmadığı iddia edildi. Dç. Dr. Mustafa Karataş, hadisler ışığında konuyu derinlemesine ele aldı…

Teravi Namazı var mı yok mu?

Nursel Tozkoparan’ın röportajı


Hocam; “teravih namazı diye bir namaz yoktur artık” diye gündemde konuşuluyor. Teravih namazı yok mudur?


Teravih namazını Peygamber Efendimiz (s.a.v)adını teravih namazı olarak koyarak kılmamıştır. Peygamberimiz (s.a.v) farz namazlarının haricinde teheccüd namazı kılardı. Kur’an-ı Kerim’de kendisine teheccüd namazı da emredilmiştir. “Farzlardan başka olarak gece kalk, teheccüd (namazı) kıl” diye Peygamber Efendimiz’e emir vardır.


TEHECCÜD NAMAZI MÜMİNLERE SÜNNET


Sadece Peygamber Efendimize mi emir var?


Evet. Teheccüd için. Hz. Peygamber’e (s.a.v) teheccüd kılmak farz, biz müminlere sünnet. Neden? Çünkü Allah (c.c) O’na 5 vakit namazdan hariç teheccüdü de emretmiştir. ‘’Fe teheccedbihinafiletenlek’’‘ Farzın haricinde kalk teheccüd namazı kıl’ (İsra, 79) buyrulmuştur. “Farzın haricinde” demekle bu,Hz. Peygamber’e (s.a.v) farz değil anlamına gelmemektedir. O beş vaktin haricinde demektir. Hatta bir başka yerde de ‘Gece birazcık uyu sonra kalk namaz kıl’ (Müzzemmil 3-5) şeklinde ayet vardır. Gecenin bir bölümü geçtikten sonra kalk namaz kıl diye Peygambere uyarı var. Bundan dolayı Peygamberimiz (s.a.v) geceleri hep namaz kılmıştır, yani farzın haricinde hep namaz kılmıştır. Bu ayetlerden sonra Peygamberimiz (s.a.v) gece namazını terk etmemiştir.


GECE NAMAZINI KAÇIRIRSA, KUŞLUK NAMAZI OLARAK KAZA EDERDİ


Peygamber Efendimizin kılmadığı teheccüd namazı  hiç olmadı mı?


Rekât konusuna gelmeden önce önemini vurgulamak için şunu söyleyeyim; eğer gece namazını kaçırırsa, uyuya kalırsa, kılamazsa kuşluk namazı olarak onu kaza ediyordu. Yani bir anlamda kuşluk namazını Peygamberimiz geceleyin teheccüd namazı kılmamışsa mutlaka kılmıştır. 4 rekat, 8 rekat kıldığı şeklinde rivayetler vardır. Gece kalkamamış ve sanki onun kazası gibi kuşluk vaktinde onu kaza etmiştir. Gece namazı bu kadar önemli bir namazdır Peygamber efendimiz için.


SÜNNET VE NAFİLE NAMAZLARIN EVDE KILINMASI DAHA FAZİLETLİ


Ramazan ayı gelince Buhârî’ninZeyd b. Sâbit (r.a.)’ten (ö.45/665) rivayetine göre, Resûl-i Ekrem (a.s.), Mescid-i Saadette itikâf için hasırdan bir oda yaptırmıştı. Ramazan-ı Şerifin son on gününde birkaç gece buradan çıkıp cemaatle hem farz hem de teravih namazı kıldı. Daha sonra cemaatin rağbetini görünce bir gece yalnız yatsı namazını kıldırıp, bu hasır odasına çekilerek teravih için çıkmadı. Allah Resûlünün odasından çıkmadığını gören sahabeden bazıları onu uyudu sanarak uyansın diye öksürmeye başladılar. Bunun üzerine Resûlullah (a.s.) kendisini bekleyenlerin yanına gelerek şöyle buyurdu: “Sizde cemaatle bu namazı kılmak hususunda devamlı bir arzu ve iştiyak görüyorum. Fakat böyle cemaat halinde bu ibadete devam ederken farz kılınmasından ve bu sebeple de güç yetirememenizden korkarım. Ey İnsanlar! Bu namazı evinizde kılınız. Farz namazlardan başka sünnet ve nafile namazları kişinin evinde kılması daha faziletlidir.” (Buhâri, Ezan 81)


Buhârî’nin Hz. Âişe (r.a.)’den (ö. 58/677) rivayetine göre ise, Resûl-i Ekrem (a.s.), bu şekilde iki ya da üç gece cemaatle teravih namazı kılmıştır. Hz. Âişe bu durumu şöyle anlatmaktadır: Bir Ramazan gecesi Resûl-i Ekrem, Mescid-i Saadette teravih namazı kıldı. Ashâb-ı Kirâm da kendisine iktida edip kıldılar. Ertesi gece de böyle cemaatle kıldılar. Halk çoğaldı. Üçüncü ya da dördüncü gece yine toplanmışlardı. Fakat Resûlullah (a.s.) o gece teravihe çıkmadı. Sabah olunca namazdan sonra cemaate şöyle hitap etti: “Ey İnsanlar! Sizin cemaatle Ramazan namazı kılmaya olan şiddetli arzu ve iştiyakınızı görüyorum. Benim için de namaza çıkmaya bir mani yoktu. Yalnız böyle aşırı bir iştiyak ile devam edilerek üzerinize farz kılınmasından, sizin de edasına muktedir olamamanızdan endişe ediyorum” (Buhârî, Salatü’t-terâvîh 1)


Yine Hz. Âişe’den gelen bir başka rivayette bu olay çok daha ayrıntılı bir biçimde anlatılmaktadır. Sözkonusu rivayete göre Hz. Âişe şöyle demiştir: “Resûl-i Ekrem teravih namazını gece yarısında mescidde kıldırmıştı. Birçok kimse de kendisiyle beraber kıldı. Ertesi gün bu namaz ağızdan ağza yayıldı. Resûlullah (a.s.)’ın teravih namazı kıldırdığı duyulunca ikinci gece mescidde öncekinden daha çok kalabalık vardı. Gündüz olunca bu namaz yine anlatıldı. Bunu için üçüncü gece halk mescide doldu. Resûlullah (a.s), üçüncü gece de kıldırdı. Dördüncü gece artık mescidin alamayacağı kadar cemaat toplanmıştı. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem dördüncü gece teravih namazı için çıkmadı. Yalnız sabah namazına çıkıp namazdan sonra cemaate şehadetle ve “emmaba’dü” hitabıyla başlayarak yukarıda anlatıldığı şekilde açıklama yaptı.” (Müslim, Salatü’l-müsafirin178)


EbûZerr el-Gıfârî (r.a.)’den (ö.32/652) gelen rivayetlerde ise teravih namazı bazı yönleriyle diğer rivayetlerden daha ayrıntılı olarak anlatılmaktadır. EbûZerr şöyle demektedir: Resûlullah (a.s.) ile birlikte Ramazan orucu tuttuk. Ramazan-ı Şerifin bitimine yedi gün kalıncaya kadar Resûl-i Ekrem bize hiçbir gece farzdan başka namaz kıldırmadı. (Yatsı namazını kıldırır, sonra hane-i saadetlerine giderdi). Ayın yirmi üçüncü gecesinde ise, gecenin üçte biri geçinceye kadar bize teravih namazı kıldırdı. Ramazandan altı gece kalınca (Ramazanın yirmi dördüncü gecesi) bize namaz kıldırmadı. Ramazandan beş gece kalınca (Ramazanın yirmi beşinci gecesi), gecenin yarısı geçinceye kadar bize namaz kıldırdı. Ben dedim ki, Ya Resûlallah! Gecenin geri kalan yarısında da namaz kıldırsaydınız (Bizim için daha hayırlı olurdu). Resûl-i Ekrem cevap olarak: “İmam, namazı bitirinceye kadar onunla namaz kılmak bütün geceyi namazla ihya etmek için kâfidir”, buyurdu. Ramazandan dört gece kalınca (Ramazanın yirmi altıncı gecesi) Resûl-i Ekrem yine bize namaz kıldırmadı. Gecenin üçte biri geçinceye kadar bekledik. Ramazandan üç gece kalınca (Ramazanın Yirmi yedinci gecesi) Resûl-i Ekrem, ehlini, kadınlarını ve ashâbını topladı. Bize bütün gece namaz kıldırdı ki, biz sahuru geçireceğiz zannettik. Bundan sonra Resûlullah (a.s.), Ramazanın geri kalan gecelerinde bize namaz kıldırmadı. (Tirmizi, Savm 81)


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ